Giriş
(4)

turev/ integral/ trigonometri hakkinda 0 bilgi sahibi olan biri napsin?

fraise
kuzenim bu sene yos'e girecekmis ama bu 3 konuyla ilgili bilgisi 0, e dogal olarak da iyi bir yer tutturmasi imkansiz gibi bir sey. simdi napsin, nasil calissin? 3 ay kassa bu konulari duzgunce ogrenir mi dersiniz? zaten oss gibi zor sorular cikmiyor da yine de zorlanabilir.ben de bu konularda cok i
kuzenim bu sene yos'e girecekmis ama bu 3 konuyla ilgili bilgisi 0, e dogal olarak da iyi bir yer tutturmasi imkansiz gibi bir sey. simdi napsin, nasil calissin? 3 ay kassa bu konulari duzgunce ogrenir mi dersiniz? zaten oss gibi zor sorular cikmiyor da yine de zorlanabilir.

ben de bu konularda cok iyi degilim ki yardim edeyim, sinava girdigim donem calismistim iste.


tesekkur ederim simdiden herkese.
0
fraise
(09.02.15)
3 ay kasılsa çok rahat halledilir bence, sorular da zor değilmiş zaten. kitaptan çalışmaktan ziyade bilen biri anlatırsa çok daha hızlı ilerleyebilir.
0
ron dennis
(09.02.15)
her birisi 1'er aydan 3 ayda oturur.
önce konu anlatımlı bir soru bankası alıyorsunuz.
sonra trigonometri'deki tüm formülleri başlık başlık bir kağıda yazıyorsunuz.
her başlık ile ilgili soru 5'er soru yazıp formülleri oturtuyorsunuz.
10 çeşit formül başlığı olmalıydı yanlış hatırlamıyorsam.
3 günde bir başlık halledilirse bir ayı böyle bitiririz.

türev-integral ise daha çok anlamaya yönelik ve formülleri görece daha kolay.
soru çeşidi fazla.

böyle yoğunlaşmak yerine önce trigonometriyi halletsin sağlam bir şekilde (aksi takdirde türev ve integralde de trigonometri kullanacağımız için çok zorlanır).
türev ve integrali de azar azar ama hergün çalışarak halledebilirsiniz.yeter ki son aya bırakmayın
0
rakicandir
(09.02.15)
3 ay bunlar için yeterli. internette birsürü yardımcı kaynak var çalışabilir. yös'te mantık soruları ağırlıklı ve zor diye biliyorum ben o konuları kassın bence özellikle.
0
turuncu tonlarda
(09.02.15)
Öğrensin. Sonraki hayatında da işine çok yarayacaktır. Belki pazarda markette kullanmayacak ama bir şeyi öğrenmeyi öğrenecektir. İşine yaramayacak diye öğrenmezlik etmesin.
0
Sellim
(09.02.15)
(3)

kabin bagaji

Domuz
http://www.turkishairlines.com/tr-tr/seyahat-bilgileri/bagaj/kabin-bagaji-tasima-kurallari arkadaslar bir bavul begendim ama 24.5 eni sigmaz mi burda yazana gore mi alsam tam olarak? Teşekkür ederim.
www.turkishairlines.com arkadaslar bir bavul begendim ama 24.5 eni sigmaz mi burda yazana gore mi alsam tam olarak? Teşekkür ederim.
0
Domuz
(09.02.15)
1.5 santim fark var. bence her turlu sigar. eger sert bavullardan degilse cok rahat sert bavulsa hicbir sekilde kuculmuyorsa emin olamadim ama bas ustundeki yerlerin yuksekligi sanki 25 santimden daha fazla yine sigar. ben kocaman valizleri sokuyorum kabine. birsey demiyorlar
0
crucio
(09.02.15)
Sert olanlardan. Ben de o yuzden karar veremedim.
0
🌸Domuz
(09.02.15)
kabin bagajında kolay kolay sorun çıkmıyo diye biliyorum ben zaten seninki de sığar muhtemelen.
0
turuncu tonlarda
(09.02.15)
(24)

linç edileceğim ama bir şey sormak istiyorum ben

m e b
aleviliğe bakış açınız nedir;a. müslümandırlar.b. müslüman değildirler.şimdi, ne zaman bir alevi gördüysem "tabii ki de müslümanız" diyorlar. lakin, bir ateistin ya da bir alevinin "aleviler" ve "müslümanlar" diye iki ayrı kategorilendirme yapması kafa karıştırıyor. neden durum böyle?e, alevilik mez
aleviliğe bakış açınız nedir;
a. müslümandırlar.
b. müslüman değildirler.

şimdi, ne zaman bir alevi gördüysem "tabii ki de müslümanız" diyorlar. lakin, bir ateistin ya da bir alevinin "aleviler" ve "müslümanlar" diye iki ayrı kategorilendirme yapması kafa karıştırıyor. neden durum böyle?
e, alevilik mezhepse neden ana başlığından ayrıştırılıyor?
yok eğer, ayrı bir inanç sistemiyse neden "bize müslüman gözüyle bakmıyorlar" diyorlar bu sefer?
daha önceleri de bu aklımdyadı lakin şu entry'deki çarpıklık beni buna itti: eksisozluk.com

üstelik bunu favoriye alan yazarlar da aynı düşüncede görünüyor. hatta eminim debe'ye de girecektir. ama kimse o ayrıntıya dikkat etmiyor.

not: meratan soruyorum, tartışma başlatmak için değil. yine silinmesin duyurum.
0
m e b
(08.02.15)
Hiçbir alevi "Aleviler" ve "Müslümanlar" diye ayrım yapmaz bundan emin ol eğer yapıyorlarsa asimile olmuş demektir. Ayrıca entryde ki çarpıklık derken ne demek istediğini anlamadım.
0
nyist_
(08.02.15)
bizim bakış açımız her zaman olduğu gibi hiç bir şey üzerinde hiç kadar etkisi olacağı için bir önemi yoktur.

dünya tr.wikipedia.org

şöyle bir din varken. insanların neye nasıl inandığı inanırken ne olduğunu tartışmak bile artık geride kalmalı.

gerek yok.
0
altiustuatom
(08.02.15)
en yakın iş arkadaşım yehova şahitlerinden. ev arkadaşım ateist. patronum hindu. eski sevgilim budist. ev arkadaşım hariç hepsini çok seviyorum, çünkü ev arkadaşım sifonu çekmiyor. başka bir şey dememe gerek olduğunu sanmıyorum.
0
letheavendangered
(08.02.15)
ilkokul 5 ve 8 de, o zaman tam orta öğretim olmuştu...

Sıra arkadaşım aleviymiş. Ordu'lu. ki alevilik ne bilmezdim. 3 sene beraber oturduk. bir kere bile konu olacak durum olmadı.

hala en sevdiğim ilkokul arkadaşımdır.
0
zbrs
(08.02.15)
musluman. alevilerin sunnilerle bir problemi yok. her ne kadar yakilsa da, dovulse de, katledilse de kin gutmuyorlar. bu ne tur bi naiflik bilemiyorum. hicbir alevinin sunniye "hmmm sunni misiiiiin??? hmmm" dedigini duymazsin cunku umrunda degik hangi mezhep/dine ait oldugu. karakter on planda.
0
mal gibiyim
(08.02.15)
Entryde bi çarpıklık yok sadece saygı duydugumuz kişilerin resimlerini asıyoruz olay bu. Müslüman alevi diye bir ayrım da yapmadim bugüne kadar bir alevi olarak. Sadece camiye gitmiyoruz bunun sebebi de hz.ali'nin camide namaz kılarken öldürülmüş olmasi. Bence ayrım sadece kültürel farklılıktan geliyor.
0
turuncu tonlarda
(08.02.15)
Alevileri müslüman kabul ederim. Sünniyim.

Ama Hz muhammed'i kabul etmiyorlarsa o zaman durum değişir
0
efrasiyab87
(08.02.15)
Alevilik İslam dini ile eski Türk inanışı olan Şamanizmin sentezlenmiş halidir.
Sünnilik ise İslam+Arap kültürünün sentezlenmesidir.
0
the whore times
(08.02.15)
"Tabii ki müslümanız" diyen bir aleviye rastlamadım ben hiç, genelde "onlar da müslüman" diyen müslümanlar gördüm..
Takılmamak lazım böyle şeylere herkes nasıl istiyorsa öyle tanınmasını kendini, neye istiyorsa ona inansın, başkaları karışmasa her şeye ne kadar güzel olacak..
0
mutekebbir
(08.02.15)
Alevilik mezheptir fakat günümüzde mezheplikten çok felsefi ve kültürel bir anlam ifade ediyor. Temelinde tabii ki Müslümanlar, bizim kişisel olarak Aleviler Müslüman değildir diye bir ayrım yapmamız söz konusu olamaz. Fakat Alevi olan kişi kendini Müslüman hissetmiyorsa, ki bence dünya üstünde kimse Müslüman olmamalı, o zaman biz de bireysel anlamda o kişiyi Müslüman olarak görmeyiz. Lakin bunu Alevi toplumunun geneline yaymamız hata olur.
0
angelus
(08.02.15)
ben hem alevi hem sunniyim hem de mezhepsiz
0
partizan
(08.02.15)
bunu aleviler de tartışır kendi arasında. Hatta aslında mecusilikten geldiğini alevi kelimesinin kökeninin alev olduğunu savunan da var.
Ben alevi bir aileden gelen ateist olarak, aleviliğin aslında islam olmadığı sadece baskıdan kurtulmak için islam kılıfı ardına saklanan ayrı bir din olduğu kanaatindeyim. Tabii şu da var bir kişi ben müslümanım ve benim yorumum budur diyorsa o kişi müslümandır benim gözümde. Din ölçülüp tartılacak bir şey değildir sonuçta tamamen kişiseldir.
0
nuka cola
(08.02.15)
put yasak tasvir yasak. aleviler kutsal zatları tasvir ediyor. müslümanlar da kara bir binanın etrafını dönüyor 7 defa, kara bir taşa yüz sürmek için birbirini eziyor, ve hatta "şeytan" taşlıyor.
farklılıkta çok benzerlik var.
inançsız birinin gözünde hiçbirinin öbüründen farkı yok. aleviler biraz daha kafa tabii.
0
ismail yk
(08.02.15)
@nyist_ + @turuncu tonlarda:
hiçbir alevi mi? aleviler içinde okudum ve kültürlerini biliyorum yeterince. ayrıca, o entry'yi yazan aleviyse yine teorin çökmüyor mu? sonuçta "kabe'nin etrafında umarsızca dönen müslümanlar..." diye ifade var orada. kabe alevilerin kabe'si değil mi? ayrıca "müslümanlar" diye ayrıca ifade edilirken aleviler içine girmiyor mu ki özel olarak ayırıyorlar?
-------------------


ayrıca hem alevi hem de ateist olduğunu iddia eden, kuran'da gusül abdesti olmasına rağmen "yo, biz gusül abdesti almıyoruz. kişi kendisinin temiz olduğunu hissederse yetiyor" diyen alevi arkadaşlarım da oldu. ateistlerin nedense en çok alevi kültürünü her şekilde savunmalarına hayret ettim.
0
🌸m e b
(08.02.15)
@godoşu beklerken: yahu meraktan soruyorum. alevilik kültür mü, yoksa mezhep mi diye. yoksa hzl ali düşmanı değiliz haşa. çünkü zaten sahabileri de severiz, peygamberimizin yoldaşlarını da. ama hiçbir sahabeyi peygamberimizin üstüne koymayız ki. ayrıca tarihteki yanlışlar, şu an yapılan yanlışları veya olayları sorgulayamayacağımız anlamına mı gelir?
0
🌸m e b
(08.02.15)
ünlü devrimci ve alevi ozan, "emekçi" roll dergisine bu konu hakkında açıklama yapmıştı. artık aleviler, aleviliğin ayrı bir din olduğunu itiraf edebilmeli diye. hatta alevilin 5000 yıllık tarihi mi ne diye de bir kitap çıkmıştı bir ara.

aslında bir din, fakat islam database'ini kullanıyor diyebiliriz. bir başka yönü de göçebe türkmenlerin official müslümanlık yöntemi olmasıdır.
0
dergus
(08.02.15)
şii sünni diye de bir ayrım var ve millet birbirini öldürüyor bu farklılıktan ötürü. bundan yıllar sonra alevilik de kendi başına buyruk farklı bir oluşum halini alabilir. halbuki en başta sadece müslümanlık vardı, öyle de kalmalıydı. ne diye böyle dallandı budaklandı yani bunu anlamıyorum. hepsi müslüman tabii sözde.
0
sehpa fx350
(09.02.15)
entryde çarpıklık yok, entry komple çöp. cümleler düşük ne dediği anlaşılmıyor.

yapmamaları kısmı yapmaları olursa biraz anlam kazanıyor.

bir de kabe taşı etrafında dönmek -hac yani- tüm müslümanlara farz. alevilerde müslüman olduğuna göre burada umarsızca dönme fiilini alevilerde gerçekleştirecek. bu noktada sorun var bence de.
0
mattiadestro
(09.02.15)
50 tane alevi arkadaşıma sormuşumdur şu aleviliği anlatın bana biraz nedir nasıldır naparsınız felan filan,50 side farklı şeyler anlattı bilir bilmez şekilde.
işde aleviliğin en büyük problemide bu.BELİRSİZLİK.
0
jamswety
(09.02.15)
islamın 6 şartı var farzları değil. bunları kabul eden müslümandır. gerisi boş ötesini sorgulamak da kimseye düşmez.

ama aleviyim ayağına ateist olan çok insan var onları saymıyorum.


ayrıca alevilerin yobazlarının yobaz sünnilerden hiç farkı yok.
0
mr fusion
(09.02.15)
partizan +1
0
mesgul ve huzursuz
(09.02.15)
@angelus +1

Mesela benim babam ve baba tarafındaki çoğu kişi ateisttir, ancak alevi kökenli olduklarından dolayı alevi kültürünü sürekli yaşatırlar kendi içlerinde. Günümüzde bazı kesimler için de yaşam şekli olabiliyor yani.
0
youshookmeallnightlong
(09.02.15)
hiç linç edilmedin hadi gene iyisin. :)
0
altiustuatom
(09.02.15)
bunu söylemek bize düsmez. ama alevilerin %99'u tıpkı bir ateist gibi yaşar. çoğu islamın ilk şartı olan kelime-i şehadet getirmeyi bile bilmez.
0
bana jacob diyolar
(09.02.15)
(14)

diyelim ki 25 yaşına gelene kadar kimse size

sehpa fx350
herhangi bir dinden bahsetmedi. yani o yaşa kadar din, tanrı namına hiçbir şey bilmiyorsunuz. etrafta gördüğünüz bunları çağrıştıran ibadethane tarzı yapıları da 25 yaşına geldiğinizde, ilk defa size bunlar açıklandığında anlamlandırdınız. size dinler anlatıldı, kitaplardan bahsedildi, tabi ki kitap
herhangi bir dinden bahsetmedi. yani o yaşa kadar din, tanrı namına hiçbir şey bilmiyorsunuz. etrafta gördüğünüz bunları çağrıştıran ibadethane tarzı yapıları da 25 yaşına geldiğinizde, ilk defa size bunlar açıklandığında anlamlandırdınız. size dinler anlatıldı, kitaplardan bahsedildi, tabi ki kitaplar ve ilahi ve ilahi olmayan tüm dinlerden de kısa kısa özet geçildi ve tüm kaynaklara nerden nasıl ulaşacağınızı öğrendiniz. bu durumda din konusuna bakış açınız nasıl olurdu?
0
sehpa fx350
(08.02.15)
Bunu çok düşünmüşümdür. Şuan inançlı biri değilim ama ozaman muhtemelen muhteşem araştırmalara girişip birine inanmaya başlardım. İnsanların içlerinde bir boşluk olur ve bunu doldurmaya çalışırlar hayat boyu. Muhtemelen odurumda bunu yanlış yerlerde arayıp çok dindar biri olurdum.
0
mobydick
(08.02.15)
"çılgın mısınız lan bunların gerçek olabileceğine nasıl inanabiliyorsunuz?" derdim. hıristiyanların afrika'da kabile kabile gezip, dinlerini pazarlamayı nasıl başardıklarını, ne anlatıp da kanmalarını sağladıklarını hep merak ederim mesela.
0
cevap botu
(08.02.15)
etrafta ibadethaneler varsa ve biz fanusta yaşamıyorsak öyle bir şey mümkün olmayacaktır. onu geçtim, insan ille düşünür "nereden geldim, nasıl var oldum" diye; ister dini, ister biyolojik bir sebebe dayandırsın bunu, ille düşünür orijinini.

cık, olmamış bu soru.
0
devilred
(08.02.15)
ben tüm hayatını fiziğin "eylemsizlik" kuralına göre yaşayan biri olarak bişey yapmaz aynı devam ederdim muhtemelen. böyle gelmiş böyle gider hesabı.
0
turuncu tonlarda
(08.02.15)
böyle bir şeyin var olması zaten fazla ütopik. önemli olan bu koşullar sağlandığında ne düşündüğümüz. okul kitapların hangisinde yazıyor ki erkeiği tanrı çamurdan yarattı, kadını da onun sol kaburgasında diye? biyoloji kitaplarına ne yazıyorsa o. zaten telvizyonda ve dışarda bu konuda insanları manipule etmeye çalışan o kadar çok insan var ki. işte bu soruda bunların hepsini görmezden geliyoruz. odaklanmamız gereken sonradan kendi çabamızla öğrendiğimiz dogmalara ne kadar bağlanıyor olduğumuz.
0
🌸sehpa fx350
(08.02.15)
dinsiz devam.
0
seyduna6687
(08.02.15)
Ben agnostiğim. Fakat çevremdeki dincilerden yola çıkarak net bir şekilde şunu söyleyebilirim, bu kişiler çok kesin bir şekilde kendilerine anlatılan dini yoksayar, inananları yanlış yolda olmakla suçlarlardı.

Sadece o dinin mensubu ailede doğdu diye o dine mensup inananların %90'ı. Yani koyu bir şekilde savunma yapan bu kişiler mensup oldukları bu dinin kitabını bile okumuyor genelde.

Örneğin anne ve babam. Babam tamamen müslüman ailede doğup onun kültürü ile büyümüş birisi. Bayram hariç namazı yok. Annem kuran'ı birden fazla kez okumuş, namaz kılan biri. Annem eskiden babam gibiydi. Sonra böyle oldu. Agnostik olduğumdan ikisi ile de kavga ettim. Adeta saldırdılar. Fakat en serti babamdan oldu. Hakaretlere vardı. Babam hristiyan ya da ateist bir ailede doğmuş olsaydı birebir aynı şekilde onu savunacaktı. Annem de babam da kötü insan ya da yobaz. Değiller. Türlerinin (müslüman oluyor bu bizim toplum için) başarılı birer örnekleriler.

İnsanların yapıları böyle. Çoğunluk sorgulamadan ilk verileni kabul edip, sonradan sorgulamaya ve yeni gelenlere karşılar. Bunun ırk ve coğrafya ile alakası yok.
0
nawar
(08.02.15)
e böyle toplumlar var hiçbir şeye inanmayan adam bir şekilde başka bişiye inanıyordur, ahlak, iyilik, kötülük vs gibi ona devam eder. oo biri dedi cehennem diye bir yer varmış hepimiz yanacakmışız ben namaza başliyim pazarlarıda kiliseye giderim buda dan af dilerim falan diye düşünmüyor onlar.
0
selam
(08.02.15)
açık konuşayım, o yaşa kadar hiç duymayıp ondan sonra duysam "voaaa" der ve etkilenip karıştırırdım biraz. dinin hiç olmadığı bir yerdeysem eğer, dinin sebep olduklarını da bilmezdim ve dolayısıyla "allahuakbağğaarr" diyerek kafa kesen müslüman imajı oluşmazdı kafamda, veya ramazan'da yemek yediği için dayak yiyenler...

fazlasıyla mistik ve ilginç bulduğum için kesinlikle incelerdim. karakter olarak birilerine yaslanmaya, daha "güçlü" bir şeye ait veya onun korumasında hissetmekten hoşlanmaya yatkınımdır. dolayısıyla "olm allah varmış lan" deyip bir dine mensup olurdum gibime geliyor, mevcut karakterimi göz önüne alırsak.

işin açığı, çok dindar bir ailede büyümeseydim yine hala "sözde" de olsa müslüman olurdum diye düşünüyorum. ancak çocukken din hakkında çok fazla şey okumak ve görmek zorunda bırakılınca, bu dincilerin cartların curtların kamplarına ve okumalarına falan gönderilince zamanla soğudum ve nihayetinde istifamı verip çıktım.
0
what is love
(08.02.15)
türkiye gibi bir coğrafyada yaşıyorum. o konuda sıfır olsam bile allah'ın günü beş vakit ezan sesi duyuyor ve cami görüyor olurdum. ister istemez de gider sorardım bu iş neyin nesidir diye.

bir şekilde inanma ihtiyacı, dayanılacak bir kudret aramaya iterdim kendimi de 25 yaş da çok uç bir örnek olmuş. bari 15-16 deseydin.

zorlamayım, bu coğrafyada yine müslüman olurdum. gevur ellerinde doğsaydım da kuvvetle muhtemel gayrimüslim olacaktım.
0
mermize
(08.02.15)
yanlış bilmiyorsam islam'a göre din size tebliğ edilmediği zaman sorumlu değilsiniz, yani dinden kitaptan hiç haberi olmayan biri ahirette soruları köprüyü falan pas geçebilecek

www.youtube.com
işte bu ilk kabilelerdeki gibi olmak isterdim, konuyu bilmemek en güzeli o yüzden durduk yere biri bana gelip dini anlatsa, sorumluluk altına soksa ben de kuran okuyup yukarıdaki olayı öğrensem bir dini seçmeden önce beni dinle tanıştıran kişiyi ateşe verirdim ondan sonra da birini seçip kaybolan yılların korkusuyla yobaz olurdum ondan sonra din kardeşimi yaktığım için pişman olup tövbe eder bu sefer de inanmayanları ateşe verirdim
0
azizakin
(08.02.15)
25 yaşına kadar değil de bayağı bir yaşıma kadar ben de dinle ilgili bir şey görmedim. Çocuklar arasında oyunlarda konuşulmazdı, evde de konuşulmazdı. En yakın cami de uzaktı, çok ezan da duymazdım. konusma ben konusuyorum daha bitirmedim'in dediği gibi çok da bir açıklama almazdım sorsam bile. Açıkçasoı Taş Devri, Casper falan varken de ilgimi çekmezdi ve umrumda olmazdı hiç. Çevremde de çok inançlı insan yoktu. Sadece bir komşumuzun kızı "Okula gidiyorum" demişti, defterinde "İmanın Şartları" falan yazıyordu. Anneme sormuştum, "Niye Ayşe ile bizim derslerimiz aynı değil" diye; o da "O Kuran kursuna gidiyordur" demişti. "Peki, o da ona gitsin" diye de sallamadım.

İlkokul öğretmenimiz ateistti (bunu bir 10 yıl sonra anladım), ortaokulda din dersine Coğrafya, Fizik öğretmenleri falan girer, bizi boş bırakırlardı veya kitap okuma dersleri olurdu; sessiz sessiz kütüphaneden aldığımız kitapları okurduk. Lisede ise Müzik öğretmeni giriyordu, o da solcu, sendikalı ve ateistti. Hafta sonu senfoni orkestrası konserlerine ve konçertolara gidersek Din 5 gelirdi, gitmezsek 4. Orta Öğretim Başarı Puanı önemli olduğu için giderdik. Sonrasında da bize akımları, bestecileri falan anlatırdı öğretmen. Genelde onu da dinleyen olmazdı da, benim hoşuma giderdi. Lise sondayken, bu sefer Matematik öğretmeni girdi derse. O da "ÖSS'ye çalışın hadi" der, bırakırdı. Bu konuda sadece bir yaz tatilinde 10 dakikalık bir konuşma geçmişti yaz tatilinde arkadaşlarımla. Bir arkadaşım "Ben inanmasam da olur bence, hayatımda bir şey değişmez" demişti, başka bir arkadaş "Yok, ben inanmak istiyorum" demişti. İkisine de katılanlar katılmayanlar oldu; sonra yakantop oynamaya devam ettik, konu da orada kapandı.

Sonuç olarak, üniversiteye geldiğimde din bilgim "Günde 5 kere ezan okunuyor. Bazı insanlar oruç tutuyor, bazı insanlar tutmuyor. Tutana da tutmayana da saygı göstermek gerek"ten öte değildi. Açıkçası merak etmemiştim de, umrumda değildi. Hayatımda bir boşluk hissetmedim, "Nereden geldik, nereye gidiyoruz" sorularının cevaplarını bilmesem bile bu tarz tartışmalar ortaokul-lise yıllarımda bazı derslerde yapılmıştı ve birtakım belgeseller izlenmişti. Aldığım cevap tatmin etmemişti ama açıkçası alternatiflerinden daha mantıklı geliyordu. O da bir sonuca bağlanmadı ve bağlanmasını beklemiyorum da.

Diyelim ki şu saatten sonra elime bilcümle kutsal kitaplar geçti. İki şey yapabilirdim sanırım. İlki makale hakemliği yapan insanım, kitapları da oturur değerlendirirdim. Büyük olasılıkla "Bu nereye dayanıyor", "Kaynak göster", "Kanıtla" gibi çizgiler çekebilirdim. İkincisi ise, ki büyük olasılıkla bunu yapardım, okur okur, "Bunun burası güzelmiş, şunun şurası güzelmiş. Dur bakayım bunlar nasıl oluyor" bilcümle dinlerden bir aranjman yapardım.
0
aychovsky
(08.02.15)
Simdiyle ayni olurdu. Zira dediginiz durumu 17 yasimdayken kendi kendime uyguladim. En bastan arastirdim, dusundum, sorguladim ve secimimi yaptim.
0
icim urperiyor
(08.02.15)
çocukluğumun net hatırladığım kısımları var, o zamanlar ben animisttim. islamcılar, hacı dedem, anam babam, laik tcnin din hocaları, zorunlu din müfredatları vs cayırtı yapmasaydı bildiğin şamanist olurdum o kadar zamanda.
muhtemelen şimdiki gibi ateist olmazdım. ya da çok geç evrelerde olurdum. ama kurumsal tektanrılı dinleri pek benimseyeceğimi falan sanmıyorum.
0
ismail yk
(08.02.15)
(5)

Acentayla vize başvurusu

hayvanlar gibi yazar
hollandadan schengene başvuracağım. Acaba acentayla başvursak daha mı rahat olur? ve bu acentalar ne kadar ücret alır bilen var mı?
hollandadan schengene başvuracağım. Acaba acentayla başvursak daha mı rahat olur? ve bu acentalar ne kadar ücret alır bilen var mı?
0
hayvanlar gibi yazar
(08.02.15)
acentayla muhtemelen daha rahat olur ama boş yere para verme bence. vfs global diye bir şirket var onun sitesinden gerekli belgelere bak hazırla kendin. sonra randevu al git. oraya her türlü para vermek zorundasın zaten. ekstra para çıkmasın cebinden derim ben.
0
turuncu tonlarda
(08.02.15)
teşekkürler cevap için. Peki ne kadarlık bir ücret alırlar? 2 kişiyiz.
0
🌸hayvanlar gibi yazar
(08.02.15)
vfs tam olarak ne kadar ücret alıyor bilmiyorum internet sitesinde yazıyordur muhtemelen, araştırırsın 2 kişi için vize harcı hariç 150-200 tl arası bir fiyat olur tahminimce

edit: hollanda için kişi başı 68 tl imiş
0
turuncu tonlarda
(08.02.15)
yalnız bazı ülkeler konsolosluktan başvuruyu kabul etmiyor illa vfsden ya da idatadan başvurmanı istiyor. hollanda da öyle olabilir bir kontrol et.
0
sta
(08.02.15)
çok teşekkürler cevaplar ve yardımlar için.
0
🌸hayvanlar gibi yazar
(08.02.15)
(8)

Hayat tecrubeleriniz

hasanli
Duyuruda cogu kisi gezmelere giderken cumartesi gecesi, benim gibi evde oturanlara gelsin bu sorum. Hayattaki aci tecrubeleriniz nelerdir? Ders aldiginiz olaylar nelerdir? ben kendim icin ornek vereyim; ilcemizde sadece secimler yaklasirken duzenlemeler yapiliyor ne bileyim yeni kaldirimlar yapilmas
Duyuruda cogu kisi gezmelere giderken cumartesi gecesi, benim gibi evde oturanlara gelsin bu sorum. Hayattaki aci tecrubeleriniz nelerdir? Ders aldiginiz olaylar nelerdir? ben kendim icin ornek vereyim; ilcemizde sadece secimler yaklasirken duzenlemeler yapiliyor ne bileyim yeni kaldirimlar yapilmasi, asfalt dokulmesi...vs bu olayinda bana kattigi tecrube yatirim sadece oy almak icin yapiliyor olmasi idi. Her konuda tecrubelerinizi yazabilirsiniz. Ask, is, insan iliskileri..vs
0
hasanli
(07.02.15)
aşk: asla sevdiğimin canını yakmam daha.

iş: asla paramı almadan malzeme sevk etmem.

arkadaşlık: bir yere kadardır, annen ve eşin dışında gerisi yalandır, her koyun kendi bacağından asılır.

en güzel tecrübe: dürüst olmak her zaman kazandırır, kaybettiğini sansan da.
0
Lt. Col. Frank Slade
(07.02.15)
ağır sado-mazo işleri sevdiğim için bi' hatunun kölesi olmuştum. ilişkimizin dinamikleri gereği beni önemsememesi, bana değer vermemesi falan oldukça doğal şeylerdi. dolayısıyla ilgisizliğinin, sevgisizliğinin ilişkimiz adına "olumsuz" bir şey olduğunu fark edemedim.

sanırım gençliğimin en güzel 1.5 senesi benimle buluşmayı reddeden, "belki bu şekilde gelir" deyip yoklukta yüz küsür lira verip aldığım konser biletini de "ben bu müzik türünü sevmiyorum" deyip yakan bu kadını hayal etmek, onun peşinden koşmak, ona bir sürü yazılar falan yazıp öyle ruh hastası gibi yaşamakla geçti.

bu süreçte benimle birlikte üniversiteye başlayan arkadaşlarım derslerini verdiler, stajlar yaptılar, pek çok insan tanıdılar, ne bileyim sevgilileri falan oldu bir şeyler yaşadılar vesaire. ben bu kadının üzerimde yarattığı psikolojik yıkım dolayısıyla insan içine bile çıkamaz hale geldim. kimse hiçbir şey bilmiyordu ama ben onlar gözüme bakar da bir şey anlar diye insanların gözünün içine bakamıyordum. bakkala gideceğim zaman oscar törenine çıkmış kadar heyecanlı ve gergindim.

yalnız olmadığımı biliyorum. bu tarz eğilimler pek çok insanda var. yani daha doğrusu, azımsanmayacak kadar insanda. "düzgün ve normal bir hayat yaşamak" kaygısıyla bu tip işlere hiç cesaret edememiş ya da gönlüne göre birini bulamamış olan arkadaşlara benim tek bir önerim var: asla ama asla denemeyin bile. genç bir kadının böyle bir şeyle sizi mutlu etmesi imkansız. olan tek şey şu, götü kalkıyor ve sizin ilginizle egosunu tatmin edip sktir olup gidiyor.

velhasıl gençliğimin en güzel dönemini bir kadının kölesi olmaya çalışıp, sanırım buna bile layık görülmeyerek, bunu bile beceremeyecek harcadım. bunun yarattığı psikolojik yıkımı, insanın kendi kendini bitirip kafayı yeme noktasına gelmesini falan yaşamamış olan anlayamaz. yani o kadar küçültücü, insanı aşağılık hissettiren şey sayısı azdır sanırım. 20 yaşında millet neler yapar, bizim uğraştığımız işe bak aq.
0
what is love
(07.02.15)
valla hayatı kasmayacaksın çok da şeapmamak lazım. kendini sıkıntıya soksan da aynı yere varıyorsun yine. en güzel tecrübem bu.
0
turuncu tonlarda
(07.02.15)
arkadaşlık: hiç bir zaman vazgeçemeyeceğin bir arkadaşın olmasın.en iyi arkadaşın kendin ol.önce kendini sev. kendine güven. kendine hediye al.
0
somali carsi alayina karsi
(07.02.15)
Hiç kimse vazgeçilmez değildir.

Hayatta istediğin kadar iyi arkadaşların, ailen, eşin olsun yalnızsın. Kendi çarene bak.

İstediğin bir şey var ve önünde bin tane engel var. Şikayet edip durmak inanır mısın bir sike yaramıyor. İlk adımı atmak ve her gün tek bir adım dahi olsa atmak önemli.

Bir insanın elinden her şeyi alınabilir, bir şey hariç: başına ne gelmiş olursa olsun olaylar karşısında takındığı tavır, kendi yolunu seçme özgürlüğü (duyuruda sıkça tavsiye edilen bir kitaptan kabaca çevirdim, İnsanın Anlam Arayışı - Victor Frankl )
0
babamasoliimbananickaldirsin
(08.02.15)
Genel olarak kınamamaya çalışmayı ve tükürüklerin paşa paşa yalanabileceğini öğrendim. Yine de bazı şeyler bana çok uç geliyor, onları da kabullenebilsem ne kadar güzel olur. Buna bağlı olarak, yapılabileceklerin kişilikle sınırlı olabileceğini öğrendim. O yüzden bir şey yapamazsam kişiliğime çamur atıyorum, "Ben değil, kişiliğim elvermiyor" diye. Sonra bakıyorum aynı sorumluluk elimde patlamış, yani aslında o kısımda pek bir şey de öğrenememişim. Bir de şunu çok seviyorum, ben değişmediğime göre kimseyi de değiştirmeye çalışmamam gerek. Sonuçta ben bir kişiyim, kalan insanların sayısı daha çok. Daha bir kişiyi değiştiremiyorsam, kimseyi değiştirmeyi beklememeliyim. Bir de güvenin atla deve olmadığını. Herkese her konuda güvenemem, bir kişiye de her konuda güvenemem ama herkeste güvenebileceğim bir konu çıkar. "Chaotic neutral" değilse.
0
aychovsky
(08.02.15)
Ask icin konusursak: genc yaslarda illa mukemmeliyetci olup cok fazla secici olmamak lazimmis. Lisede oyle veya boyle deneyim edinmek lazimmis. Sonra yas ilerledikce iyice tutukluk artiyor bir bakmissin butun bir gencligim yapayalniz birbasina geçmiş. Kafayi siyirma noktasina gelmissin. Millet neler neler yapar sen sanki köşede kıyıda görünmeyen hayaletsindir artik. O yuzden genclere tavsiyem secici olmayim bencil olum karsi tarafi begenmesenizde deneyim adina kullanin. Bunu yapan arkadaslarim su an cok mutlu
0
fransizkalanadam
(08.02.15)
Nihayetinde, yani yasadiklarin ve hissettiklerin ne olursa olsun, hepimiz yalniz gomulecegiz. Bunu sakin unutma.
0
icim urperiyor
(08.02.15)
(7)

antidepresana ara verince kafayı yemek

what is love
3-4 ay kadar önce gittiğim psikiyatrist bana aurorix diye bir ilaç yazmıştı. kendisine çoğunlukla insan içinde rahat edemediğimi, insanların varlığının bile beni germeye yettiğini anlatmıştım. sosyal fobi dedi direkt yazdı gönderdi, tamam dedim. ilk bir ay 300mg kullandım, tekrar gittim. başka şeyle
3-4 ay kadar önce gittiğim psikiyatrist bana aurorix diye bir ilaç yazmıştı. kendisine çoğunlukla insan içinde rahat edemediğimi, insanların varlığının bile beni germeye yettiğini anlatmıştım. sosyal fobi dedi direkt yazdı gönderdi, tamam dedim. ilk bir ay 300mg kullandım, tekrar gittim. başka şeylerden bahsettim biraz. ilaçtan memnun olduğumu, daha iyi ve rahat hissettiğimi söyledim. bu sefer 600mg verip "başka şeyler de var belli ki, senin psikoloğa gitmen lazım, bana ara sıra gel ilaç takibini yapalım" dedi.

o oldu bu oldu para yoktu falan derken gitmedim ben daha psikoloğa, ilacı kullanmaya devam ettim. ama geçenlerde "dur lan bi hafta kullanmiyim bakiyim nolcak hehe" dedim.

ilk 2-3 gün bir şey hissetmedim de sonrasında çok kötü oldum. uzun zamandır aklımda olmayan intihar düşünceleri, aşırı alınganlık, kontrol etmekte güçlük çektiğim bir öfke ve nefret her yanımı sardı diyebilirim.

bu ne anlama geliyor? ben ilaçtan önce böyle değildim. aksine çok daha naif, kibar, ürkek bir heriftim. şimdi bu "laf atsa da dalsam" tiplerine dönüştüm resmen.

tedavi sürerken ilaca ara vermek tabii ki sağlıklı değil bunu biliyorum ama bu ilacın hiçbir bka yaramadığının göstergesi mi? neden eskisinden bile daha kötü oldum? yani en azından eski halime dönseydim, niye manyak oldum ki?

***

istediğinizi yazmakta özgürsünüz elbet ama sorumla ilgili bir şey yazarsanız çok sevinirim. kafasına göre ilaç kullanan biri değilim, uyku düzenim dolayısıyla birkaç kez ilacı alamayınca "dur lan bi bakayım" deyip sallayıverdim öyle bir haftalığına. bu deneyimden sonra bir daha yapmam zaten. yani o yüzden "NEDEN ARA VERDİN GERİZEKALI, NİYE İŞ YAPIYOSUN KAFANA GÖRE" diye yüklenmeyin lütfen, oturup çocuk gibi ağlarım.
0
what is love
(07.02.15)
İlaci birakinca ben de manyaklasiyorum. Yani deva mi bela mi, belli değil. Tedavini aldatma ve ilaclari Kadana gore düzensiz kullanip birakma. Gerçeklik alginin kirilmasina kadar gidiyor isin ucu (tünelin ucu bombok bi yere cikti). Doktora sor"ben bu ilaclari ne zaman ve ne sekilde birakabilicem?" diye. Ses you around.
0
damdanakan
(07.02.15)
Aksatma*
0
damdanakan
(07.02.15)
Psikiyatrik ilaclari aniden kesince boyle sorunlarin olmasi normaldir. Eger normal tedavi seyrinde doktor tavsiyesiyle irakacak olsaydin muhtemelen sana dozu azalta azalta yumusak bir birakma islemi yaptirilacakti. Psikiyatrik ilaclarin hasta tarafindan aniden kesilmesi oldukca tehlikeli bu yuzden. Ama sorunu cevaplamasi acisindan: Ani ve negatif etkiler gormen normaldir. Bahsettigin belirtiler beklenen belirtilerdir.

Ilacin ise yaramasi meselesine gelince: Malesef psikiyatrik amacli kullanilan ilaclarin cogu genel olarak semptomlari ortadan kaldirma uzerine calisir. Yani seni tedavi etmez, hayat kaliteni yukseltir. Eger tedavi dusunuyorsan uzman bir psikolog ile terapi daha yerinde olur. Hatta bunu ilaclarla desteklemek de mumkun olabilir. Hastaligin semptomlarini gizlemek yerine kokten tedavi etmenin yolu genelde tamamen veya kismen terapiden geciyor.

Terapi deyince "konusuyon dertlerini anlatiyon nasil tedavi olacak oyle?" diye dusunme. Farkli psikolojik sorunlar icin uzman psikologlarin uyguladigi farkli terapi yontemleri var. Ornegin bilişsel terapi gibi (CBT olarak da geçer). Bu terapilerde konuşma yoluyla, psikologun yonlendirmesiyle kafana yerlesmis yanlis dusunce örüntülerinin biliçli olarak incelenmesi ve telkin / ikna yoluyla değiştirilmesi amaçlanır.
0
robokot
(07.02.15)
psikiyatrik ilaçların olayı bu sanırım. bağımlılık tarzı bişey yapıyor bırakınca boşluğa düşüyorsun ve o boşluk 'la ilaç işe yarıyormus keşke bırakmasaydım' demene neden oluyor. aslında bence kendii kendine yenebileceğin bir sorunsa ilaca hiç girmemek lazım. girdiysen de çıkman lazım. çünkü bu işin sonu yok. kullandığın sürece her şey çok güzel kullanmayınca dünya çekilmez bir yere dönüşüyor. ilaç hayat kaliteni yükseltyor olabilir ama vücuduna çok fazla yük oluyor onlar ve ilaca bağımlı yaşamak güzel bir şey değil. bırakma olayını kendin yapmaz da kontrollü bırakırsan manyağa dönüşmediğini hatta aslında hiçbir zaman manyak olmadığını farkedersin. ve inan ilaca bağımlı olmanı anlamsız kılacak derecede güçlüsün.
0
turuncu tonlarda
(07.02.15)
turuncu, cevap için teşekkür ederim ama ben sıradan bir vatandaş olarak bu yaklaşımı çok sağlıksız buluyorum işin açığı. ilaç firmaları yutalım da bağımlı olalım diye milyonlarca dolarlık bonibonlar üretmiyor. uzun süreli ilaç kullanımının hatta direkt olarak ilaç kullanmanın zararları vardır, buna lafım yok. ama bazı psikolojik problemlerin çözümünde denklem çok basit: beyinde bir şey ters gidiyor. dışardan bir şey verip, o ters giden "şey"i dengeliyorsun.

insanlar her türlü psikolojik sorunu atlatabilecek kadar güçlü değil, ben buna inanmıyorum. ilgili, iyi bir psikiyatrist ve psikolog eşliğinde alınan psikolojik tedavinin de işe yarayacağını düşünüyorum ki canlı örneklerini görüyorum etrafımda.

ilaç kullanmadan önceki halim şimdikinden daha iyiydi evet ama kullanmaya devam ederken eskisine oranla daha iyi hissediyorum. kalabalık bir caddede insan mı varmış, bana mı bakıyormuş falan iplemeden yürüyebiliyorum mesela. sadece bu ilacı kullandığım için. bunun ne kadar değerli bir his olduğunu yaşamayan bilmez. ömür boyu sabah akşam kullanmaya razıyım kafamı düzeltecekse. benim merak ettiğim, bir haftalık aranın neden bu kadar yıpratıcı bir hasar verdiği idi sadece.
0
🌸what is love
(07.02.15)
antidepresan birden kesilmez.azaltılarak yavaş yavaş kesilir.birden kesersen öfke nöbetleri yaşarsın ki yaşamışsın. antidepresanların çogu senin vucudunun ürettiği serotonin denen mutluluk hormonunun kimyasıyla oynayarak, o hormonun daha uzun süre kan dolaşımında kalmasını ve daha iyi çalışmasını sağlıyor.dolayısıyla sen hap kullanırken vucudun daha az mutluluk hormonu üretiyor.sonra birden hapı kesince üretilen hormon vucuduna yetmiyor, öfke nöbetine giriyorsun....burdan çıkarılıcak sonuç antidepresanlar öcü değil.her şey yolunda giderken...bi dur bakayım ben bi hafta bu hapı atmıyım bakalım ne olucak diye, kendinle kumar oynama..
0
somali carsi alayina karsi
(07.02.15)
tabi ki ilacın sana yardımcı oluyorsa kullanmalısın bişey diyemem. zaten bıraktığında hissedeceğin boşluk ilacın etkisi ve ağırlığına göre ilk bir hafta ilk bir ay gibi zamanlarda oluşup zamanla normal haline döner. kullanıma devam et çok da şeapma ;)
0
turuncu tonlarda
(08.02.15)
(18)

kadinlara soru - anne olma yasi

federer
cocuk sahibi olmak konusundane zaman cocuk sahibi olmak istediniz? belli bir yastan sonra belirdiyse kac yasinda "artik anne olmaliyim" dediniz?icinizde hep var miydi ya da?"su yasimdan once anne olayim" gibi bir arzunuz var mi? varsa kac yasi kendinize sinir koydunuz/ideal belirlediniz?tesekkurler
cocuk sahibi olmak konusunda
ne zaman cocuk sahibi olmak istediniz? belli bir yastan sonra belirdiyse kac yasinda "artik anne olmaliyim" dediniz?

icinizde hep var miydi ya da?

"su yasimdan once anne olayim" gibi bir arzunuz var mi? varsa kac yasi kendinize sinir koydunuz/ideal belirlediniz?

tesekkurler
0
federer
(06.02.15)
anne olma isteğim hiç yok. anne olsam mükemmel bir anne olurdum ona hiç şüphem yok ama olmak istemiyorum.
0
rock n roll
(06.02.15)
32 yaşında anne olmak istiyorum. şu anda 31 im. seneye hazır olurum gibime geliyor. içimde hep yoktu yani şöyle hamile kalmak istiyorum ama doğurmak istemiyorum. sadece hamileliği yaşamak istiyorum. ama tabi sonunda doğacak bir çocuk var. çocuk sevmiyorum ama doğurduktan sonra hormonlarla elbet severim gibime geliyor uhrjdks
0
sta
(06.02.15)
bu sene başladı, yaş 26.
0
kayranin kedisi
(06.02.15)
Son bir yildir coşagelmis durumda.
26 yasim
0
cecilia
(06.02.15)
Cocuk cok buyuk sorumluluk. Hic bunu gozardi ederek "anne olmam lazim^^" duygusalliginda yaklasamadim. Kendi ailevi sıkıntılarim da bunda etkili olabilir.
bi gun belki ama iyi bir baba adayi bulana kadar hayir.
Yas 23.
0
rayde
(06.02.15)
daha önce hiç aklımdan bile geçmezken o coşma durumunu 28-30 arası yaşadım
hatta kronik bir hastalığım var, ilaç kullanıyorum ya anne olamazsam diye kendi kendime bi sürü skıntı bile çıkarttım (kullandığım ilaç o kadar aman aman riskli bişey değil aslında benim kuruntum)
kadınların bu konudaki her türlü düşüncesini mazur görürüm o yüzden
şimdi ne düşündüğümü ben de bilmiyorum ortalıkta bir baba adayı yok o belki yüzden sakin, dingin bir haldeyim biraz da koyverdim galiba :) bi plan yok.
0
niye ama
(06.02.15)
Son 5-6 aydir bahsettigin konulara iliskin sorgulamalar yapiyorum ama daha once hic dusunmemistim ve bi istegim yoktu.
yas 26
0
noexpectationsnodisappointments
(06.02.15)
Hiç. İlla olacaksa minimum 30. Araya kesinlikle girmemesi gerek.
0
Lim5
(06.02.15)
28 yaşındayım. bugüne kadar hiç anne olmak istemedim. hiç isteyeceğimi de sanmıyorum. hele ki 6 aylık bir teyze olarak durumun vehametini kendi gözlerimle gördükten sonra gönül rahatlığıyla asla diyebilirim
0
sheridans
(06.02.15)
Önümüzdeki hafta 21'e gireceğim. Elimde olsa hemen yaparım.
0
mornie
(06.02.15)
29'um sanırım son iki yıldır falan anne olmayı çok istiyorum. 35'ime kadar da olmalıyım diye düşünüyorum.
0
mor puantiyeli zebra
(06.02.15)
Hic istemedim, hala istemiyorum, isteyebilecegimi de dusunmuyorum
26 yasindayim
0
balpolen
(06.02.15)
Hiç çocuk hayali kurmamıştım , küçüklüğümden beri kedim köpeğim vardı. Evlendikten sonra da aklımda yoktu zamanla oluştu bebek fikri. 30 yasımda doğum yaptım . 35 i geçirmeyin derim duyurunun kadınlarına :)
0
lilidance
(06.02.15)
bana bağlı olacak bir canlının her ihtiyacı olduğunda yanında olabilmem için benim de her anlamda hazır olmam gerek tabi ki. uygun aday olduğu sürece 30 ideal yaş diye düşünüyorum
0
turuncu tonlarda
(06.02.15)
ilk cocugu 29'umda dogurmak istiyorum galiba. ikinci cocuk ise 32 fln.
belki de gec bile kaldik dogurmaya, genc anne olmak guzel olsa gerek ama iste omur boyu sorumluluk almak, kendi hayatimdan erken yasta feragat etmek biraz korkutuyor. o yuzden 29'u bekliyorum:)

yasim 25,5..
0
heygidim
(06.02.15)
yas:24. dunyaya cocuk getirmek de, anne olmak da istemiyorum gunumuz sartlarinda. ilerde istemekten de cok korkuyorum. cocuklari pek sevmiyorum, o acidan icim rahat su anda ama bazen benim bile bebeklere icimin isindigi vs oluyor, bir de iste ilerleyen yaslarda hormonlar yuzunden istemekten cok korkuyorum. umarim o donemi sirf hormonlar dogrultusunda aslinda istemedigim bi karar vermeden atlatirim :D objektif olarak bakinca da anne olmanin dogru zamani ile ilgili celiskili dusuncelerim var, cocuk acisindan dusununce arada az yas farki olmasi daha guzel geliyor (Gilmore Girls tarzi bi iliski), ama anne acisindan bakinca da genc yasta anne olmak kotu, her seyi yasayip, kendi hayatini bitirip baska biri icin yasamaya hazir olunca anne olmali bence bi kadin.
0
saçdemeti
(06.02.15)
23. 30'dan önce anne olmak istiyorum. hem aradaki yaş farkı çok olmasın, aramızda anlayışlar açısından uçurum olmasın diye hem de genetik olarak erken menopoza yatkınlıktan dolayı.
0
piremses
(06.02.15)
Yaşım 24. Anne olma isteğim hiç yok ama 30'dan sonra olmak istemezdim sanırım. Karışık işler valla. Amaan sağlıklı olsun da :p
0
pandispanya
(06.02.15)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.